Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/32178 E. 2014/1127 K. 27.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/32178
KARAR NO : 2014/1127
KARAR TARİHİ : 27.01.2014

Tebliğname No : KYB – 2013/367990

Dolandırıcılık suçundan şüpheliler S.. Y.. ve …. Temizlik Taşımacılık İnşaat Taşıma Gıda ihtiyaç Maddeleri Pazarlama Ltd. Şti. haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14/05/2013 tarihli ve 2013/5925 soruşturma, 2013/2977 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin, İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/06/2013 tarihli ve 2013/645 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 18/11/2013 gün ve 2013/17113/70052 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/11/2013 gün ve 2013/367990 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, şikâyetçinin şüphelilerin eylemleri sebebiyle dolandırıldığı iddiası ile yürütülen soruşturma sonucu şikâyetçi ile şüpheliler arasındaki anlaşmazlığın asansör yapımına dayalı hukuki mesele olduğundan bahisle, inceleme yapılmaksızın kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14/11/2007 tarihli ve 2007/9636-9375 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini İliç yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği
gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden; İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesi”nin 24.06.2013 tarih ve 2013/645 D. İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince, BOZULMASINA, bozma nedenine göre, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine 27.01.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.