Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/32421 E. 2015/16268 K. 11.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/32421
KARAR NO : 2015/16268
KARAR TARİHİ : 11.02.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında hükmolunan ceza miktarına nazaran, sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın kendi aracıyla kırmızı ışıkta beklediği esnada, yanında duran şikayetçi …’ün aracında yolcu olarak bulunan, temyiz dışı sanık …’un sanığa birlikte olmayı teklif ettiği, bu duruma sinirlenen sanığın, aracından inerek sopayla vurmak suretiyle şikayetçiye ait aracın kapı ve tamponuna zarar verdiği, bu suretle sanık hakkında mala zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık beyanı, şikayetçi ifadesi, görgü tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın mahkumiyetine yönelik kabulde isabetsizlik görülmemiş, olayın şikayetçi restorana gitmeden önce yolda olması ve haksız tahrik uygulanmasını gerektirir somut delil bulunmaması nedeniyle, tanık tespiti yapılması ve 5237 sayılı TCK’nın 29. maddesi gereğince haksız tahrik hükümlerinin tartışılması gerektiğini belirterek bozma talep eden tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
2-Sanık hakkında tekerrüre esas alınan … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/693 esas ve 2010/281 karar sayılı kararının doğrudan verilen 900 TL adli para cezası içermesi ve bu cezanın kesin olması karşısında tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine, “5237 sayılı TCK’nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın c bendinde yer alan, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle ve sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümde yer alan TCK’nın 58. maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına ilişkin kısmın hükümden çıkartılarak hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.