Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/32600 E. 2014/1118 K. 27.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/32600
KARAR NO : 2014/1118
KARAR TARİHİ : 27.01.2014

Resmî belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından sanık …’un, dolandırıcılık suçundan ise sanık …’ın ayrı ayrı beraatlerine, karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık …’ın, 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un 16/1. maddesi uyarınca 22.500,00 Türk lirası ve 21.500,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 16/3. maddesi gereğince 1 yıl süreyle çek hesabı açmaktan yasaklanmasına dair Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/10/2009 tarihli ve 2009/137-262 sayılı kararını müteakip, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26/09/2012 tarihli ve 11-2010/93762 sayılı yazısı ile hükümden sonra yürürlüğe giren 31/01/2012 tarih ve 6273 sayılı Kanun’la 5941 sayılı Çek Kanununda yapılan değişiklikle yaptırımın idarî yaptırıma dönüştüğünden bahisle dosyanın iadesi üzerine, sanık Mehmet Pınar hakkında idarî yaptırım uygulanmasına yer olmadığına ilişkin aynı Mahkemenin 12/11/2012 tarihli ve 2012/400-440 sayılı kararma yönelik katılan vekili tarafından yapılan itirazın reddine dair Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/02/2013 tarihli ve 2013/162 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 03/06/2013 gün ve 2013/9039/35196 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/06/2013 gün ve 2013/218079 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225/1. maddesi gereğince, iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında hüküm verilmesi gerektiği cihetle, sanıklar … ve … hakkında Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 11/08/2008 tarihli ve 2008/24673 soruşturma, 2008/10896 esas, 2008/6576 sayılı iddianamede gösterilen dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından bir hüküm kurulmamasında,
5941 sayılı Çek Kanunu’nun 6273 sayılı Kanun ile değişik 5/1. maddesi uyarınca, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilebileceği, dosya kapsamına göre de, sanıkların çek hesabı sahibi Marmara Endüstriyel Kimyevi Maddeler San ve Tic Ltd. Şti’yi temsile yetkili kişiler olduğu nazara alındığında, tüzel kişilik hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı karan verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanıklar haklarında Konya C. Başsavcılığının 11/08/2008 tarihli iddianamesi ile TCK’nın 157/1 maddesinden cezalandırılması istemiyle dava açılmış olup, Konya 2.Asliye Ceza Mahkemesinin sanıkların eyleminin TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenen bankayı aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturabileceğinden 09/03/2009 tarihli görevsizlik kararı üzerine yargılamayı yapan Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesince 2009/137-262 sayı ile 07/10/2009 tarihinde sanık …’un dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilikten beraatine, sanık Mehmet Pınar hakkında dolandırıcılıktan açılan davada eylemin karşılıksız çek verme suçunu oluşturduğunun kabulü ile 3167 sayılı Kanun uyarınca mahkûmiyetine karar verilmiş, bu karar sanık … müdafi tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay C. Başsavcılığı’nca 26/09/2012 tarihinde 6273 sayılı Kanun değişikliği nedeniyle iade edilmiş olup bu defa Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesince 12/11/2012 tarih ve 2012/400-440 sayı ile … hakkında idari yaptırım uygulanmasına yer olmadığına kara verilmiş, bu karar itiraz üzerine Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin itirazın reddine dair 28/02/2013 gün ve 2013/163 D. İş sayılı kararının bozulması istenilmekle,
Birinci olarak, sanık … hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 07/09/2012 tarihinde verilen beraat kararı temyiz edilmeden kesinleşmiş olup, Konya 3. Ağır Ceza mahkemesinin 12/11/2012 günlü karanının ve dolayısıyla itiraz merci Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin itirazın reddine dair kararının da sanık …’u kapsamayıp yalnızca … hakkında bulunduğu, bu durumda … hakkındaki 07/09/2012 tarihli hükmün inceleme konusu bulunmadığı halde kanun yararına bozulmasının istenildiğinin anlaşıldığı,
İkinci olarak, sanık … hakkında verilen 07/10/2009 tarihli 3167 sayılı Kanuna muhalefetten verilen mahkumiyet kararının sanık müdafinin temyizi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26/09/2012 tarihli iadesi üzerine, suç tarihlerinin 30/11/2005 ve öncesi olması, çek hesap sahibinin şirket tüzel kişiliği olup sanığın ise bu şirketin, temsile yetkilisi olmakla 6273 sayılı Kanun ile değişik 5941 sayılı Kanunun 5/1 . maddesi gereğince eyleminin suç olmaktan çıkması nedeniyle, … hakkında verilen idari yaptırım uygulanmasına yer olmadığına dair verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu gibi, tüzel kişi şirket hakkında da açılmış bir davanın bulunmadığının anlaşılması karşısında,
Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/11/2012 tarihli kararında isabetsizlik bulunmadığı gibi bu karara itiraz üzerine verilen Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin itirazın reddine dair, 28/02/2013 karar ve 2013/162 D. İş sayılı kararı da usul ve yasaya uygun olduğundan bu karara karşı yapılan, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden, CMK 309.maddesi gereğince REDDİNE, 27/01/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.