YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3265
KARAR NO : 2013/7923
KARAR TARİHİ : 29.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında patlayıcı madde bulundurma ve nakletme suçu nedeniyle TCK’nın 174.maddesi uyarınca zamanaşımı süresince dava açılması mümkün görülmüştür.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma suça konu şeyin amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, daha önce ilişkisi olduğu mağdur …’nün kendisini terk etmesi üzerine, suç tarihinde saat 21:30 sıralarında mağdurun evinin önüne gelip, hazırladığı molotof kokteyllerinden birini mağdurun evinin salona bakan balkonuna doğru attığı, molotof kokteylinin pimapen cama isabet etmesi ile çıkan yangında pimapen doğrama, su tahliye borusu, duvar ve balkon camının alt kısmında bulunan katalitik soba üzerinde bulunan cam vazonun zarar gördüğü, yangının mağdur tarafından söndürüldüğü, olay yerinden kaçarak uzaklaşan sanığın, saat 23:30 sıralarında bu defa mağdurun evinin arka tarafında bulunan ve mağdurun yatalak olan annesinin kaldığı yatak odasının bulunduğu pimapen kaplı balkona molotof kokteyli atarak yangın çıkardığı, bu yangında su borularının ve mağdur … ile katılan …’e ait pimapenlerin zarar gördüğü, bu yangının da katılan … tarafından söndürüldüğü şeklindeki olayda, sanığın eylemlerinin zincirleme şekilde yakarak mala zarar verme suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.İddianamedeki anlatımın, sanığın mağdura ait eve molotof kokteyli atmak suretiyle yakarak mala zarar verme suçunu işlediğine yönelik olduğu, yangın çıkarmak suretiyle adam öldürmeye teşebbüs suçundan açılmış bir dava bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Suçun işleniş şekli, sanığın suç işleme kararındaki ısrarlı tutumu, suçta kullanılan araç, mağdurun yatalak annesinin evde olduğunu bildiği halde sanığın yoğun kast altında eylemini gerçekleştirmesi karşısında, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin olunurken, 5237 sayılı TCK’nın 61.maddesinde sayılan cezanın bireyselleştirilmesindeki ölçütler esas alınıp, hak ve nesafet kuralları ile orantılılık ilkesi gereğince alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerektiğinin düşünülmemesi ve mağdur …’nün, sanığa yönelik haksız bir hareketinin bulunduğuna dair sanığın savunması dışında dosyaya yansıyan bir delil bulunmadığı anlaşıldığından, uygulama imkanı bulunmadığı halde haksız tahrik hükümlerinin uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suçta kullanılmayan ve bizatihi suç teşkil etmeyen, adli emanetin 2010/214 sırasında kayıtlı su borusu parçası ve el numune örneklerinin dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki “Emanetin 2010/214 sırasına kayıtlı su borusu parçası, kırık şişe parçaları, bez parçası, erimiş numune, kül parçaları, isli bez parçası, el numune örnekleri ve yanıcı madde kokan bez parçasının imha edilmek üzere MÜSAADERESİNE” cümlesinden “su borusu parçası, el numune örnekleri” terimlerinin çıkarılarak, bu cümleden sonra gelmek üzere “Emanetin 2010/214 sırasına kayıtla su borusu parçası ve el numune örneklerinin dosyada delil olarak saklanmasına” cümlesi eklenmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.04.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.