Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/3398 E. 2014/19850 K. 26.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3398
KARAR NO : 2014/19850
KARAR TARİHİ : 26.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ın başkası adına kayıtlı … plakalı aracı katılana toplam 18.000 TL ye aralarında yaptıkları basit sözleşme ile sattığı, 4000 TL peşin alıp kalan kısım için senet aldığı katılanın senet bedellerini ödeyerek borcunu bitirip senetlerini aldığı, halde sanığın katılanı oyalayarak aracın devrini yapmadığı, aracın trafik ekipleri tarafından borcundan dolayı parka çekildiği, sanığın borcu ödeyerek aracı parktan alıp başkasına sattığı iddia edilen olayda;
Sanığın, suça konu otoyu, katılana borcu olmadığını söyleyerek, sattığı belirtilmiş ise de, katılanın basit bir araştırma ile aracın vergi borcu olup olmadığını öğrenebilecek durumda olması ve söz konusu otonun borcunu
ödeyip senetlerini aldığı halde, 3. kez muayene süresinin geçirilmesi nedeniyle 16.04.2008 tarihinde trafikten men edildiği halde, sanık tarafından 09.07.2008 tarihinde satılmasına kadar herhangi bir girişimde bulunmaması ve tüm dosya kapsamına göre, olayın sanık ve katılan arasında hukuki uyuşmazlık niteliğinde olduğu sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturmadığından beraatına ilişkin kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 26.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.