Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/3459 E. 2014/15568 K. 25.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3459
KARAR NO : 2014/15568
KARAR TARİHİ : 25.09.2014

Tebliğname No : 11 – 2011/90135
MAHKEMESİ : Bergama Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 11/06/2010
NUMARASI : 2008/744 (E) ve 2010/384 (K)
SUÇ : Dolandırıcılığa teşebbüs, resmi belgede sahtecilik

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Müştekinin, halı ve kilim satan sanığın işyerinden 500 TL karşılığında on ay taksitle halı satın aldığı, müştekinin dört taksit ödedikten sonra sanığın teklifiyle, sanığa kalan borcu olan 310 TL değerinde senedi imzalayarak verdiği, müştekinin üç taksit daha ödemesine rağmen sanığın senedin arkasına ödemeyi yazmadığı ve elinde bulunduruduğu senedi 3310 TL olarak sahte tanzim etmek suretiyle icra dairesi aracılığıyla takip başlattığı, icra dairesi tarafından müştekiye senedin ödenmesi için ödeme emri gönderildiği, böylece sanığın, belirli bir tarzda doldurulup kullanılmak üzere kendisine teslim olunan imzalı senedi, verilme nedeninden farklı bir şekilde doldurarak dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın gerçeğe aykırı olarak doldurduğu senedi müşteki İ.. Y.. aleyhine icra takibine koyduğunun anlaşılması karşısında,
Eylemin, icra dairesinin aracı kılınarak işlendiği dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde öngörülen kamu kurumunun aracı kılınarak nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi gereğince sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 25/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.