YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3487
KARAR NO : 2014/19816
KARAR TARİHİ : 26.11.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi,nitelikli hâl kabul edilmiştir.Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma,bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir.Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi,basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Sanık … ‘ın, vekili olan temyiz dışı sanık … aracılığı ile Kuşadası 2.İcra Müdürlüğünün 2007/3058 esas sayılı icra dosyası ile katılan kooperatif aleyhine 05.07.2007 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, takibe dayanak olarak alıcısı sanık …, satıcısı katılan kooperatif olan Antalya Merkez Güzeloba mevkiinde bulunan kooperatife ait 3 adet taşınmazın
Satışına dair sahte olarak düzenlenmiş satış protokolü, bu protokole istinaden yine sahte olarak tanzim edilmiş tanzim ve ödeme tarihleri bulunmayan birisi 1.500.000 Euro, diğeri 500.000 Euro bedelli, alacaklısı sanık …, borçlusu katılan kooperatif olan 2 adet senet ve Antalya 9. Noterliğince 05.05.2004 tarihli, 1287 yevmiye no’lu olarak düzenlenen katılan kooperatif yöneticilerine ait sonradan sahte imzalarla oluşturulan imza sirküleri fotokopilerini ibraz ettiği, ilamsız takip talebinde ödeme emrinde borçlu S.S. … Tüccarlar Konut Yapı Kooperatifi adresinin “…” olarak tebliğe çıkarıldığı, ancak kooperatifin söz konusu adreste tanınmadığından bahisle tebligatın bila tebliğ iade edildiği, alacaklı vekilinin 15.06.2007 tarihli talebine dayanılarak Antalya Ticaret Sicil Memurluğu’na borçlu kooperatifin tebliğe yarar adresinin bildirilmesine dair müzekkere yazılarak elden takip yetkisi ile alacaklı vekiline elden teslim edildiği, sanık …’nın 26.06.2007 tarihinde bizzat 2. İcra Müdürlüğü’ne başvurarak elden getirmiş olduğu Antalya Ticaret Sicil Memurluğu’nun 20.06.2007 tarih ve 11906 sayılı yazısını teslim ettiği, gerçekte anılan yazıda kooperatifin yeni adresi bildirilmiş olduğu halde sanığın bu cevabi yazıyı “Kooperatife ait en son adresin İcra Müdürlüğünden bildirilen adres olduğu” şeklinde sahte olarak düzenleyerek İcra Müdürlüğüne teslim ettiği, bunun üzerine aynı adrese yeniden tebligat çıkarıldığı, bu tebligatın da bila tebliğ iade edildiği, talep üzerine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca bu adrese tebligat yapıldığı, bilahare icra takibinin kesinleştirildiği ve kooperatife ait taşınmazlar üzerine haciz konulduğu, 06.08.2007 tarihinde alacaklı vekili olarak temyiz dışı sanık …’in haciz konulan taşınmazların kıymet takdirinin yapılmasını talep ettiği, icra Müdürlüğünce talebin kabul edilerek Antalya nöbetçi İcra Müdürlüğüne talimat yazılmasına dair karar verildiği, bu sırada aynı taşınmazlar üzerinde Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/308 esas 2007/52 karar sayılı dosyasında da kıymet takdiri talebi bulunduğundan dosyasının onaylı suretinin ilgili mahkemeden istenildiği, bu dosyada bulunan Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 2007/1164 esas ve 2007/3597 karar sayılı ilamı incelendiğinde Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında adı geçen borçlu kooperatif vekili olarak gözüken Av. …’nun internetten tespit edilen adresine dosyadaki temlik muhtırası ile kıymet takdir raporunun tebliğ edilmek üzere APS ile posta yapıldığı, APS gönderimlerinin, alacaklı sanık …’ya elden teslim edildiği, tebliğ parçalarının iadesinde tebligat üzerinde iki APS kağıdının yapıştırılmış olduğu, daireye gönderilen APS kağıdı alındısında yazılı adres üzerinde tahrifat yapıldığı, borçlu vekilinin “….” adresinin, alacaklı sanık … tarafından …” olarak değiştirilerek, APS kağıdının üzerine bir başka APS kağıdı yapıştırılmak suretiyle ilgisiz adres yazıldığı, PTT Müdürlüğünün TB 00430830161 barkot sayılı APS alındı kağıdında borçlu vekilinin adresinin asıl olan “100. Yıl Bul. Işıldar Apt. No. 59/6 Antalya” yazılı olduğu halde tebligat adresinin alacaklı sanık … tarafından değiştirilmesi
sebebiyle bir başka adrese gönderildiğinden tebligatın bila tebliğ olarak iade edildiği, dolayısıyla sanık … tarafından sahte olarak düzenlenen ve kullanılan bir kısmı resmi bir kısmı özel belge niteliğindeki belgelerle katılan kooperatif aleyhine başlatılan icra takibiyle kooperatife ait taşınmazların elde edilmeye çalışıldığı, ancak durumun ortaya çıkması sonucu eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, sanığın bu şekilde gerçeklşen eyleminin kamu kurumunu aracı kılmak suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğu iddia edilen olayda;
1-Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sahte olduğu iddia ve kabul edilen suça konu belge asıllarının getirtilerek iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığı hususunun tespitinden sonra resmi belgede sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluşup oluşmadığının değerlendirilemesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.11.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.