YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3495
KARAR NO : 2013/8717
KARAR TARİHİ : 13.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hakaret, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanıklar hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz incelemesinde;
Hükmolunan cezaların miktar ve türüne göre hükümlerin 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’un 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre, temyizi mümkün olmadığından sanığın bu suçtan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteğinin aynı kanunun 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2-Mala zarar verme ve tehdit suçlarından verilen beraat kararlarına yönelik temyiz incelemesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Sanıklarla katılanlar arasında, komşu olmaları ve birbirlerini rahatsız etmeleri gerekçesine dayanan husumet bulunduğu, sanıkların, katılanlara karşı, ”seni ve kocanı öldürtürüz” şeklinde tehditte bulundukları, sanıkların hep birlikte katılan …’in kapısına tekme atarak zarar verdikleri, görgü ve tespit tutanağına göre kapıda tekme izlerinin ve çiziklerin bulunduğunun belirlendiği, bu şekilde sanıkların tehdit ve mala zarar verme suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda,
Sanıkların hep birlikte, katılanlara karşı ayrı ayrı tehdit içeren sözler söylediklerinin ve sanıkların kapıya tekme atarak zarar verdiklerinin katılanlar ve tanıkların aşamalarda değişmeyen ifadelerinde belirtildiği, yapılan görgü ve tespitte kapıda zarar oluştuğunun belirlendiği dikkate alınarak, sanıkların her iki suçtan ayrı ayrı mahkumiyetlerine yeter kesin ve inandırıcı deliller bulunduğu gözetilmeden mahkumiyetlerine yerine yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekili, sanıklar ve sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.