YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3551
KARAR NO : 2014/19767
KARAR TARİHİ : 26.11.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılmasının,ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Sanık …’ın, katılanların haberi olmaksızın adlarına bono keşide ederek veya bir üçüncü kişiye ettirerek sahte olarak düzenlediği bu bonoların bir kısmını ciro etmek suretiyle diğer sanık …’ye devrettiği, kendinde kalan bonoyu icraya vererek katılanlar aleyhine takip işlemlerine giriştiği, sanık …’in de kendisine ciro edilen bonoları icraya verdiği, her iki sanığın bu şekilde fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
2-5237 sayılı Kanun’da, 765 sayılı Kanun’dan farklı olarak “gün para cezası” sisteminin kabul edilmesine bağlı olarak nispi para cezasına yer verilmemesi karşısında, sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK’nın 61/8. maddesine göre adli para cezası hesaplanırken artırım ve indirimlerin gün üzerinden yapılması gerekirken belirlenen sonuç ceza üzerinden yapılarak fazla ceza tayini,
3-5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası gereğince (c) bendi bakımından getirilen kısıtlamanın, sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından şartla salıverilme tarihine kadar geçerli olduğu gözetilmeden, fıkranın tamamını kapsar biçimde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılıkların aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; sanıklar hakkında katılanlar … ve …’a yönelik işledikleri nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün A bendindeki fıkralarından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “300 gün”, “375 gün”, “7500 TL” ve “6250 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine sırasıyla“ 5 gün”, “6 gün”, “5 gün” adli para cezaları terimleriyle değiştirilmesi ve “5 gün olarak belirlenen sonuç gün para cezasının TCK’nın 52/2 maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL’den hesap edilerek sonuç olarak 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına” ibaresinin eklenmesi; sanıklar hakkında katılan …’a yönelik işledikleri nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün B bendindeki fıkralarından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “300 gün”, “6000 TL” ve “5000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine sırasıyla“ 5 gün”, “4 gün” adli para cezaları terimleriyle değiştirilmesi ve “4 gün olarak belirlenen sonuç gün para cezasının TCK’nın 52/2 maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL’den hesap edilerek sonuç olarak 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına” ibaresinin eklenmesi; sanıklar hakkında katılan …’a yönelik işledikleri nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün C bendindeki fıkralarından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “300 gün”, “6000 TL” ve “5000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine sırasıyla“ 5 gün”, “4 gün” adli para cezaları terimleriyle değiştirilmesi ve “4 gün olarak belirlenen sonuç gün para cezasının TCK’nın 52/2 maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL’den hesap edilerek sonuç olarak 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına” ibaresinin eklenmesi; sanık … hakkında katılan …’ya yönelik işlediği nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün D bendindeki fıkralarından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “200 gün”, “4000 TL” ve “1000 TL” ve “833 TL adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine sırasıyla“ 5 gün”, “1 gün”, “1 gün” adli para cezaları terimleriyle değiştirilmesi ve “1 gün olarak belirlenen sonuç gün para cezasının TCK’nın 52/2 maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL’den hesap edilerek sonuç olarak 20 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına” ibaresinin eklenmesi ve hükümlerin tamamında yer alan 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkartılıp yerlerine, “5237 sayılı TCK’nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” cümlesi eklenilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.