Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/3582 E. 2014/19702 K. 25.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3582
KARAR NO : 2014/19702
KARAR TARİHİ : 25.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılan …’ın … Hastanesi’nde yatmakta olan babasını ziyarete gittiği, ayrıca kendisinin de muayene olmak istediği, bu sırada hastane koridorunda bulunan sanıkla tanıştığı, kendisini başkomiser … olarak tanıtan sanığın, katılana yakında daha iyi bir polikliniğin bulunduğunu ve fiyatının uygun olduğunu söylediği, katılanı bu poliklinikte muayene olması konusunda ikna ettikten sonra birlikte bahsettiği polikliniğe gittikleri, işlemleri kendisinin yapacağını söyleyerek muayene ücreti olarak katılandan 50 TL aldığı, daha sonra tekrar katılanın yanına gelerek paranın yetmediğini ve 300 TL daha gerektiğini söylediği, bunun üzerine katılanın oğlunu arayarak para istediği, katılanın Sungurlu’da ikamet eden oğlunun da sanığın hesabına 300 TL gönderdiği, parayı çekmek için bankamatiğe gittiklerinde sanığın, paranın henüz gelmediğini söyleyerek bir pastanede oturup beklemeyi teklif ettiği, bir süre burada oturduktan sonra bankamatiğe bakıp geleceğini söylediği ve bir terslik olursa oğlunu arayabilmesi için katılandan cep telefonunu da aldığı, ancak geri dönmediği anlaşılmakla; sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 25/11/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.