YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3593
KARAR NO : 2014/19763
KARAR TARİHİ : 26.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık … ve temyize gelmeyen sanık …’in birlikte suç işleme kastı ile hareket etmek suretiyle sanık …’ın kullandığı araçla katılanın yanına yanaşıp; “…teyze karda kışta yürüme, biz seni gideceğin yere götürelim…” diye araca davet ettikleri, daha sonra sanık …’in katılana, “ben para yardımında bulunmak istiyorum. İhtiyacı olan bir yakınınız varmı?” şeklinde katılana beyanda bulunarak 1000 EURO vereceğini ve katılanın kendisine 1000 TL verdikleri takdirde 1000 TL’sini alıp 1000 EURO parayı katılana vereceklerini söyleyip, katılanı birlikte kandırdıkları ve 1000 TL. sini alıp 1000 Romanya parasını katılana vermek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazının reddine, ancak;
5237 sayılı Kanun’da, 765 sayılı Kanun’dan farklı olarak “gün para cezası” sisteminin kabul edilmesine bağlı olarak nispi para cezasına yer verilmemesi karşısında, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK’nın 61/8. maddesine göre adli para cezası hesaplanırken artırım ve indirimlerin gün üzerinden yapılması gerekirken belirlenen sonuç ceza üzerinden yapılarak sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık … hakkında kurulan hüküm fıkrasında yer alan “50 TL” ve “41 TL” para cezası ibarelerinin “2 gün”, “1 gün” adli para cezaları terimleriyle değiştirilmesi ve “1 gün olarak belirlenen gün para cezasının TCK’nın 52/2 maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL’den hesap edilerek sonuç olarak 20 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.