Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/3640 E. 2014/19891 K. 27.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3640
KARAR NO : 2014/19891
KARAR TARİHİ : 27.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Sanık ile katılan şirket arasında 26.02.2008 tarihinde yapılan finansal kiralama sözleşmesi kapsamında, suça konu kesim makinasının sanığa teslim edildiği, sanığın vadesinde borçlarını ödememesi nedeniyle şirket tarafından 22.08.2008 tarihinde ihtarname düzenlendiği ve 27.08.2008 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen sözleşmenin gereklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle sözleşmenin fesh edilerek sözleşmeye konu makina hakkında ihtiyati tedbir kararı alındığı, karar kapsamında suça konu malın teslim alınması için İzmir 3. İcra Müdürlüğünün 2009/1186 talimat sayılı dosyası üzerinden 09.07.2009 tarihinde sanığın işyeri adresinde haciz işlemi yapıldığı, ancak sanığın işyerini terk etmesi nedeniyle suça konu makinaya el konulamadığı, sanığın borcu ödeyeceğini beyan etmesine rağmen borcu ödemediği gibi suça konu malın da iade etmediği olayda, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla ” iki yüz elli gün” ve ”5000,00 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak yerine, sırasıyla ” 5 gün” ve “100 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.11.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.