YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3646
KARAR NO : 2014/19659
KARAR TARİHİ : 25.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, müşteki İsmail’in işletmekte olduğu büfeye geldiği, burada biraz konuştuktan sonra … ile samimiyet kurmaya çalıştığı ve kendisini İstanbul Büyükşehir Belediyesi Emlak Müdürlüğünde görevli olduğunu söylediği ve iş arayan bir akrabası olup olmadığını sorduğu, …’de yeğeni müşteki …’ın işe ihtiyacı olduğunu söylediği ve birbirlerine telefonlarını verdikleri, sanığın ertesi gün tekrar buluşmak üzere büfeden ayrıldığı, ertesi gün …’ın da İsmail’in yanına geldiği, daha sonra sanığın da müştekilerin yanına geldiği, sanığın, …’a bir evrak uzatarak “bunları hazırla” demek suretiyle olaya ciddiyet katmaya çalıştığı, …’ın da kimlik fotokopisi, anne kızlık soyadı gibi bilgilerini sanığa verdiği, sanığın ayrıca 75 TL’de dosya parası adı altında para istediği, …’ın parası olmadığı için, amcası müşteki İsmail’in sanığa 60 TL para verdiği, “gerisini de sonra veririm” dediği, daha sonra sanığın yanlarından ayrıldığı, sonrasında müşteki İsmail’in sanığı araştırmak için büyükşehir belediyesine gittiği ve burada sanığı cep telefonu ile aradığında sanığın, “bana güvenmiyor musun kardeşim” diyerek telefonu yüzüne kapattığı ve bir daha da sanığa ulaşamadığı, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık ve müşteki beyanları ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçun sanık tarafından işlendiği anlaşılmakla hakkında verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 25.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.