YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3726
KARAR NO : 2014/19619
KARAR TARİHİ : 25.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılanın işlettiği fırına geldiği ve 5TL tutarında ekmek aldığı ve ekmeğin parasını ödemek için 50 TL para çıkartıp elinde tuttuğu, katılanın 50TL parayı vereceğini düşünerek sanığa para üstü olan 45 TL’yi verdiği, sanığın parayı ve ekmeği alarak supangle fiyatını sorduğu ve arabada da bekleyen eşini kastederek “ben yengenize tatlı isteyip istemediğini bir sorayım” dediği ve dükkandan çıkıp aracına gittiği, akabinde araca binerek hızla olay yerinden uzaklaştığı, hemen arkasından tanık ve katılanın araçla takibe başladığı ve aynı anda polise haber verdikleri, sanığın sıcak ve kesintisiz takip sonucu yakalandığı, üzerine atılı dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işlediği iddia olunan somut olayda;
1- O yer Cumhuriyet savcısının kurulan hüküm yönünden yaptığı temyiz itirazlarının incelenmesinde;
O yer Cumhuriyet savcısının, 02/06/2010 tarihinde verilen hükmü, 1412 sayılı CMUK’nın 310/3 maddesinde belirlenen bir aylık süre geçtikten sonra 30/09/2010 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanığın, hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yaptığı temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın üzerine atılı dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işlediği; sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “400gün”, “200gün”, “166gün” ve “3.320,00 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “2gün”, “1gün” ve “20TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25/11/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.