YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3823
KARAR NO : 2014/20410
KARAR TARİHİ : 04.12.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
“Nitelikli dolandırıcılık” suçu açısından; suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli olmakla (3.500 TL) TCK’nın 158/1-f-son maddesi dikkate alınarak adli para cezasının belirlenmesine esas alınacak temel tam gün birim sayısının “350” yerine “300” gün olarak takdiri isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tabi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca bir çok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Somut olayda; 2008 yılı Kurban Bayramı öncesi … Hayvan Pazarında çadır açtıkları bildirilen taraflardan katılanın, komşu çadırlardan birinde aynı işi yaptığı söylenen sanık … ile birlikte gelen sanık …’a, 500 TL peşin, kalan 14.500 TL’si bayramın birinci günü nakden ödenmek üzere anlaşmaya varıp hayvanlarını 03/12/2008 tarihinde satıp teslim etmesi sonrasında, bayramın birinci günü parasını almak için sanık …’a telefon yoluyla ulaşabildiğinde, onun kendisini sanık …’e yönlendirmesi, …’in ise “…üzerimde nakit yok, sen bana 3.500 TL ver bende sana 18.300 TL’lik çeki vereyim…” diyerek onu ikna edip, katılandan 3.500 TL alarak suça konu Halkbank… şubesi nezdindeki …hesabına aitmiş gibi görünen (alt ve üstteki çek seri noları farklı olan) “keşide yeri” yazılı olmayan, 25/12/2008 keşide tarihli, 18.300 TL bedelli, hamiline düzenlenmiş, tek cirantası…Ltd ticari ünvanlı (Cumhuriyet VD.-…) şirket olan, 09/06/2009 tarihli ekspertiz raporuna göre sanıklar ve katılanın yazı, rakam ve imzalırını ihtiva etmeyen “sahte çeki” fikir ve eylem birliği içinde vererek (sanıkların) haksız yarar sağlamaları eylemlerinin “nitelikli dolandırıcılık” ve değişen vasfa göre “özel belgede sahtecilik” suçlarını oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamalarında yukarıdaki eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafii ve sanık …’ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 04/12/2014 tarihinde oybirlğiyle karar verildi.