YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3910
KARAR NO : 2014/20413
KARAR TARİHİ : 04.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet, temyiz isteminin (Edip) süreden reddi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
… Turizm…A.Ş ticari ünvanlı şirket adına…plaka ile kayıtlı suça konu otomobili …’da bulunduğu bildirilen … Otomotiv’den belge olmaksızın fiilen satın aldığını söyleyen katılanın …’da…Otomotiv önüne park edip satışa arzetmesi, fikir ve eylem birliği içinde hareket ettikleri ileri sürülen sanıkların aracı satın almak istemeleri, sanık …’in katılanla yaptıkları pazarlık neticesi bir miktar hususunda anlaştıklarında, katılanın aracı …’dan aldığını, tescil sahibi olmadığını, devir için … Otomotiv ile irtibata geçilmesi gerektiğini söylediğinde sanık …’in, aracın kaydını sanık … üzerine alacaklarını belirtmesi üzerine, sanık …’in … Noterliğinde (29.07.2010 tarihinde) adına araç alımı yetkisini de hâvi (süreli) vekaletnameyi …ve … namına düzenletip …’a ulaştırması sonrası, otonun tescil sahibi şirket temsilcileri ve alıcı…’in vekili … vasıtasıyla 02.08.2010 tarihinde anlatımlardan çıkarıldığı üzere … …. Noterliğinde düzenlenen “Araç Satış Sözleşmesiyle” sanık … adına satışının gerçekleşmesini müteakip, evrakın katılana kargo yoluyla 03.08.2010 tarihinde ulaştığında katılanın sözlü anlaşmadan doğan ve halen ödenmemiş olduğunu ileri sürdüğü parasını alabilmek için sanıklarla banka şubesine gitmesi, satışa ilişkin evrakı noterden teyit etme bahanesiyle, araçla birlikte alıp uzaklaşan sanık …’ten sonra “…paran havale yoluyla gelecek…sana vereceğim…” diye şikayetçiyi oyalayan sanık …’in de bir fırsatını bulup kaçmaya çalışması sırasında katılan ve vatandaşlar tarafından yakalanması, suça konu aracın 05.08.2010 tarihi itibariyle Yaksa Turizm…Ltd ünvanlı şirkete (Önder Yakıcı) satılmasının sağlanması (07 ECK 37 nolu plakayı alması) eylemlerinin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
I) “Dolandırıcılık” suçundan sanık … hakkında 04.10.2011 tarihinde verilen “mahkumiyet” ve 23.03.2012 tarihinde verilen “temyiz isteminin süreden reddine ilişkin ek” kararlarına yönelen sanığın 26.12.2011 ve 19.10.2012 havale tarihli dilekçeleriyle vaki temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın, Antalya Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü aracılığı ile dosyaya sunduğu 06.11.2012 havale tarihli dilekçesiyle 23.03.2012 tarihli “ek karara” yönelik temyizinden vazgeçtiğini bildirmesi, böylece temyiz hakkından “feragat” etmesi karşısında; vâki feragati nedeniyle “temyiz incelemesi yapılmaksızın” mahalline iletilmek üzere dosyanın (bu açıdan) Yargıtay Cumhuriyet Başsavclığına İADESİNE,
II) “Dolandırıcılık” suçundan verilen “mahkumiyet” hükmüne yönelen sanık …’in temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin olunduğu halde aynı gerekçeye dayanılarak, adli para cezasının belirlenmesine esas alınan temel tam gün birim sayısının asgari hadden uzaklaşılarak takdiri suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının 1.paragrafındaki “1000”; 4.paragrafındaki “20.000” rakamlarının çıkartılarak yerlerine sırasıyla “5” ve “100” rakamları yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.