YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3966
KARAR NO : 2014/20307
KARAR TARİHİ : 03.12.2014
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı ya da kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Katılanın, sanıktan mobilya malzemesi satın alarak karşılığında, üç adet her biri 10.000 TL bedelli senedi verdiği, senetlerden ikisinin bedelini ödeyerek karşılığında 30/12/2008 ve 01/12/2008 tarihli ödeme belgelerini aldığı ancak sanığın senet asıllarını katılana iade etmediği ve bankadan çektiği krediye karşılık olarak bankaya senetleri verdiği, bankaya ödeme yapılmaması nedeniyle, banka tarafından katılan aleyhine senetlerden doğan borç nedeniyle icra takibi başlatıldığı, bu suretle sanığın, iki adet senet bedelini tahsil ederek buna dair belge vermesine rağmen, senetleri aldığı krediye karşılık bankaya vermek suretiyle, bedelsiz senedi kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık beyanı, katılan ifadesi, icra dosyası, ibranameler ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın mahkumiyetine yönelik kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “180 gün” ve “3.600 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” ve “100 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.