Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/408 E. 2013/7619 K. 25.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/408
KARAR NO : 2013/7619
KARAR TARİHİ : 25.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilen gerekçeli kararın,sanık tarafından kovuşturma aşamasında bildirilmeyen ve daha önceden normal olarak tebligat yapılmayan ve sonradan sanığın terk ettiği soruşturma aşamasında bildirilen adrese, Tebligat Kanununun 35. Maddesi uyarınca tebliğ edilmesinin usulsüz olduğu, bu nedenle temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, Bağ- Kur’da tesadüfen tanıştığı katılana güven telkin ederek, emeklilik işlemlerini takip etmesi hususunda anlaştığı, daha sonra bilgisayar çıktısı ve ele geçirilemeyen bazı belgeleri de katılana gösterip 4000 … günü civarında Sigortasının bulunduğunu, askerlik borçlanması yapması halinde emeklilik sınırına geleceğini bunun için 9000 TL para gerektiğini söylediği,bunun üzerine katılanın 5000 ve 4000 TL olmak üzere toplam 9000 TL’yi sanığa verdiği,sanığın katılana altmış gün içinde emekli olacağını söylemesine rağmen katılanın emekli olamadığı,bilahare yaptığı araştırma sonucunda emekli olması için adına herhangi bir işlem yapılmadığını öğrendiği olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,Ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; Fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “365 gün”, ve “ 7300 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerlerine, sırasıyla “ 5 gün “, “ ve “ 100 TL “ ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,25.4.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.