YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4254
KARAR NO : 2013/17213
KARAR TARİHİ : 11.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, 4 yıldır husumetinin bulunduğu şikayetçiyle arasındaki husumeti sona erdirebilmek amacıyla köyü terk ettiği ve bazı kişilerin aracılığıyla kendisine ait suça konu tarlaları, köy muhtarı ve birçok tanığın huzurunda 300000 TL’ye şikayetçiye sattığı, şikayetçinin, paranın 100.000,00 TL‘sini peşin olarak Gaziantep ilinde ödediği, sanığın bu parayı aldıktan sonra taşınmazların devrini yapmaktan vazgeçtiği ve aldığı parayı iade etmediği, bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın aşamalardaki tüm savunmalarında suçlamaları kabul etmemesi, şikayetçinin en yakınları dahil olmak üzere hiçbir tanığın paranın verildiği ana ilişkin bir görgüsünün bulunmaması, bilakis tüm tanıkların en başından itibaren …’in 30000 TL tutarında kaparo istemesine rağmen, tapuların verilmesi sırasında parayı vereceklerini söyleyerek bu teklifini kabul etmediklerini beyan etmeleri, 100.000,00 TL gibi yüksek meblağ karşılığında herhangi bir belge istenilmemesinin hayatın olağan akışına ters düşmesi, şikayetçilerin ve tanıkların belirttiği pazarlığın hiçbir aşamasında sanığın bulunmaması nedeniyle hile içeren bir hareketinin bulunduğuna dair delil bulunmaması, dosya kapsamından sanık ve ailesinin köyde barınmasını engelleyen ve taşınmazları almak isteyen kişilerin şikayetçi ile ailesinin olduğu ve husumetin yaşandığı 4 sene boyunca sanık ve ailesinin taşınmazları üzerinde tasarrufta bulunmasının engelledikleri hususları birlikte değerlendirildiğinde, dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.