YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4363
KARAR NO : 2013/3841
KARAR TARİHİ : 04.03.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar … ve … hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların, birlikte çalıştıkları sırada hesap sahibi olan ve mahkemece temyiz talebi reddedilen …’in, diğer sanıklar … ve …’a çek keşide etme yetkisi verdiği, 23.12.2009 tarihinde ise azletmesine rağmen çek keşide etme yetkisi olmayan sanık …’ya, ileri keşide tarihli çeki düzenlettikten sonra sanıklar … ile …’in Isparta iline giderek katılan …’dan satın aldıkları kereste karşılığında suça konu çeki kullandıkları, onun da borcuna karşılık bu çeki ciro ederek …’a verdiği, çekin bankaya ibrazında ise, yetkisiz kişi tarafından tanzim edildiği belirtilerek herhangi bir ödeme yapılmadığının iddia edildiği olayda;
Sanık … hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken, önceki mahkumiyetlerden en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, Denizli Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/478- 2009/450 E-K no’lu ilamındaki dolandırıcılık suçundan hükmolunan 2 yıl 6 ay hapis ve 14.600 TL adli para cezası yerine, aynı kararda yer alan ve resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan 1 yıl 8 ay hapis cezasının esas alınması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Failin önceden doğmuş bir zarar veya doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunması halinde zarar veya borç, kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağından hareketle; şikayetçi …’ın soruşturma sırasında alınan beyanında, sanıklar … ve …’in almış olduğu kereste karşılığında kendisine 13.800 TL borçlandıklarını, keresteleri yükleyip götürdükten bir müddet sonra suça konu çeki posta yoluyla gönderdiklerini belirtmesine rağmen, yargılama sırasındaki ifadesinde, sanıklar … ve …’in, kendisinden 28 m3 miktarında 16.000 TL değerinde inşaatlık kereste aldıklarını, karşılığında 2.000 TL nakit verdiklerini, kalan 14.000 TL için sanık …’nın kendisine suça konu çeki önceden doldurulmuş bir şekilde verdiğini söylemek suretiyle çelişkili beyanlarda bulunması dikkate alınarak, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması bakımından, şikayetçi … …’in ifadeleri arasındaki çelişkinin giderilerek, çekin elden mi yoksa posta yoluyla mı gönderildiği, kim tarafından verildiği, alışveriş sırasında mı yoksa sonradan mı verildiği, ileri tarihli verilip verilmediği hususları araştırılarak, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozmanın adı geçen mahkemenin 04.12.2012 tarih ve 2011/274 Esas, 2012/214 Karar sayılı ek kararı ile temyiz talebi reddedilen sanık …’e sirayetine, sanık … yönünden hükümlerin infazının durdurulmasına, bu konuda ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazılmasına, 04.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.