Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/4525 E. 2014/20952 K. 10.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4525
KARAR NO : 2014/20952
KARAR TARİHİ : 10.12.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolanndırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ın, … otogarında bulunduğu sırada evlenmek için kadın aradığını öğrendiği şikayetçiye, Azeri bir eşi olduğunu, eşinin teyzesi ile kendisini evlendirebileceğini söyleyerek evine davet ettiği ve eşi sanık … ve eşinin teyzesi olduğunu söyledikleri bir kadınla tanıştırdıkları, bu süreç içerisinde sanık …’nın hastalığını, evlendirecekleri teyzesinin vize masraflarını ve Azerbaycan’a gidiş paralarını bahane ederek şikayetçiden toplam 3700 TL para aldıklarının ve daha sonra şikayetçinin sanıklara ulaşamadığının iddia edildiği olayda, sanık, tanık ve şikayetçi beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, sanıkların eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı Kanun’un 51/2. maddesinde yer alan “Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi hâlinde, hâkim kararıyla hükümlü infaz kuramımdan derhâl salıverilir” hükmünün, aynı zamanda etkin pişmanlık başlığı altında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 168. maddesi gereğince cezadan indirim sebebi olduğu, kanunî bir indirim sebebinin aynı zamanda hapis cezasının infaz edilmiş sayılmasını gerektirecek şekilde erteleme şartı olarak belirlenmesinin mümkün bulunmadığının gözetilmemesi ve sanıkların şikayetçiden değişik bahanelerle farklı tarihlerde para almış olmaları karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 10/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.