YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4560
KARAR NO : 2014/20950
KARAR TARİHİ : 10.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılmasına karar verilen …’nın gerekçeli karar başlığında katılan yerine müşteki olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir bir hata olarak kabul edilmiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, üzerinde 22 ayar damgası bulunan metal bilekliği satmak amacıyla katılanın işlettiği kuyumcu dükkanına giderek bilekliği bozdurmak istediğini söylemesi üzerine katılanın suça konu metalin altın olup olmadığına dair test yapdığı ve söz konusu bilekliğin altın olmadığını anladığı, bu suretle sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığının iddia edildiği olayda sanık, tanık ve katılan beyanları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre eylemin dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olup, dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporuna göre suça konu altının sahteliğinin labaratuvar koşullarında anlaşılabileceğinin ve iğfal kabiliyetinin bulunduğunun belirtilmesi ile erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının sanık hakkında uygulanabilmesi için objektif şartların varlığının yanında, “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate ulaşılması” gerektiği, yerel mahkemece; “sanığın ilerde bir daha suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde olumlu kanaat hasıl olmadığından, TCK’nun 51 ve CMK’nun 231. maddelerinin uygulanmasına takdiren yer olmadığı” şeklinde gösterilen gerekçenin subjektif şarta uygun olması nedeniyle tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine, “5237 sayılı TCK’nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın c bendinde yer alan, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.