Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/4602 E. 2014/20626 K. 08.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4602
KARAR NO : 2014/20626
KARAR TARİHİ : 08.12.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Şikayetçinin önceden tanıştığı …’e evlenebileceği bir bayan bulmasını söylediği, bir süre sonra …’in arayıp evlenmek için bana uygun bir bayan bulduğunu …’a gelip tanışmasını söylediği, şikayetçinin …’in evinde sanık … ile tanıştığı, evlenme konusunda uzlaştıkları, daha sonra sanık …’nın … ilinde bulunan ikametine gittiği, şikayetçinin ise … iline geri döndüğü, 2 gün sonra sanık …’nın şikayetçiyi arayarak …’ye geleceğini söylediği, aynı gün Kayseri de buluştukları, önceden konuştukları gibi düğün hazırlıkları başladıkları, nikah takısı için kuyumcudan 2.500.00 TL tutarında altın takı alıp sanığa taktığı, yaklaşık bir hafta kadar şikayetçinin evinde kaldıkları, daha sonra şikayetçinin ikametinde bulunan eşyalarını taşımak için birlikte … iline geldikleri, sanık …’nın daha önce tanıdığını söylediği bir kamyon sürücüsünü aradığı, kısa bir süre sonra kamyoncu olarak tanıttığı sanık … ile çarşı merkezinde buluştukları, birlikte yemek yedikleri, bu sırada nakliye konusunda sanık … ile anlaştıkları, şikayetçinin nakliye karşılığı 1.150.00 TL’yi sanık …’e verdiği, yemek yerken sanık …’nın oturmuş olduğu evin kirasını vermek için şikayetçiden 300.00 TL aldığı ve yatırmaya gittiği söyleyerek ayrıldığı, bir süre sonra sanık …’in aracı getireceğini söyleyerek çıktığı, ancak ikisinin de geri dönmediği, telefonlarına ulaşılamadığı olayda, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 53.maddesinin 3.fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “ velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı Kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasında yer alan; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine, “TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.