YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4606
KARAR NO : 2013/17103
KARAR TARİHİ : 11.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların, katılanın yetkilisi olduğu … İnşaat Hafriyat Nakliyat İthalat İhracat Ticaret ve Limited şirketi adına araç ihalelerine girmek ve satın almak yönünde Ankara …. Noterliği’nin 14/11/2009 tarihli genel yetkili vekaletnamesi doğrultusunda, şirket adına ihalelere girmek suretiyle … ve … plakalı araçları satın aldıkları, daha sonra … ve … plakalı araçları da katılan adına alabileceklerini belirttikten sonra katılan tarafından sanıklara 63.850 TL havale yapıldığı, sanıkların, havale edilen parayı çekmelerine rağmen ihaleyle aldıklarını belirttikleri … ve … plakalı araçları katılana teslim etmedikleri ve çektikleri paraları da katılana iade etmedikleri, böylece dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda; katılan tarafından sanıklara genel bir vekaletname verildiği, bu vekaletname çerçevesinde sanıklar tarafından araç alımı yapıldığı, gönderilen paranın, hangi araç alımı için olacağının katılan tarafından belirtilmediği, paranın ne için gönderildiğinin açıklama olarak yazılmadığı, her araç alımında ya da baştan sanıklarla katılan arasında bu hususta bir sözleşme yapılmadığı, paranın, … ve … plaka sayılı araçlar için gönderildiğine dair veya belirtilen araçlar için gönderilen paranın uhdede tutulduğuna dair delil bulunmadığı, ayrıca taraflar arasındaki vekaletname ilişkisinin hukuki ihtilaf mahiyetinde olması karşısında, dolandırıcılık suçunun unsurlarının da oluşmadığı anlaşılmakla, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 11/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.