YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4707
KARAR NO : 2014/20710
KARAR TARİHİ : 09.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın daha önce Tüpraş ta birlikte çalıştıkları için tanıdığı şikayetçi … ve arkadaşı olan diğer şikayetçi … ile kahvehanede karşılaştığı, oğluna iş arayan … ve kendisine iş arayan……’e İzmir Serbest Bölge Ambar kısmında iş bulabileceği vaadinde bulunarak …’den 270 TL, …’den de 40 TL para aldığı, ancak daha sonra şikayetçiler ile iletişimi kestiği, aldığı paraları da iade etmediği, bu şekilde geçim zorluğu ve iş arayan şikayetçileri iş bulacağı vaadi ile kandırarak menfaat temin edip dolandırdığı anlaşılmakla mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından şikayetçi Önder’e karşı adli para cezasının belirlenmesine ilişkin bölümdeki “100 gün”, “33 gün” ve “660,00 TL” ibarelerinin yerine sırasıyla “5 gün”, “1 gün” ve “20,00 TL” ibarelerinin eklenmesi, hüküm fıkrasından şikayetçi …’ye karşı adli para cezasının belirlenmesine ilişkin bölümdeki “100 gün” ve “2000,00 TL” ibarelerinin yerine sırasıyla “5 gün” ve “100,00 TL” ibarelerinin eklenmesi, suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.