Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/4817 E. 2013/8274 K. 06.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4817
KARAR NO : 2013/8274
KARAR TARİHİ : 06.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, kamuya ait yerde bulunan eşya hakkında hırsızlık, açıktan hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Suça sürüklenen çocuk ve arkadaşının … Lisesi içerisinde bulunan müşteki …’e ait kantine, okulun camını kırmak suretiyle girerek, yaklaşık 294 TL değerinde gıda malzemesi çaldığı, okulun içerisinde bir süre dolaştıktan sonra müdür yardımcısının odasının kapı camını kırdığı, okuldan ayrıldıktan sonra ise, müşteki…tarafından işletilen büfeye ait olan ve kaldırıma bırakılan on iki adet kola ve gazozu çaldığı, suça sürüklenen çocuğun suçunu ikrar ettiği, böylece okulun camlarına zarar vererek kamu malına zarar verme, kamuya ait yerde bulunan eşyayı çalarak nitelikli hırsızlık ve müşteki Abdullah’a ait olan ve dışarıya bırakılan eşyaları çalarak da açıktan hırsızlık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, suçların sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi kapsamında, TCK’nın 31/2 maddesine göre yapılacak indirimin, aynı yasanın 168. maddesine göre yapılacak indirimden sonra uygulanması gerektiği gözetilmemiş ise de sonuç cezanın değişmemesi ve 13/04/2010 ve 15/05/2010 tarihli duruşmaların kapalı yapılması gerektiği gözetilmeden açık yapılmış ise de, bu durumun telafisinin mümkün olmaması karşısında, bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesi dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/2 maddesi gereğince, yasal olarak tayin edilen zorunlu müdafinin ücretinin suça sürüklenen çocuğa yüklenemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, yargılama gideri ile ilgili bölümde yer alan müdafii ücretinin çocuktan alınmasına ilişkin kısmın çıkartılması ve netice olarak ”214.00 TL yargılama giderinin suça sürüklenen çocuktan tahsiline” denilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.