YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4918
KARAR NO : 2013/6858
KARAR TARİHİ : 15.04.2013
KARAR
Bedelsiz senedi kullanma suçundan şüpheliler … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09/05/2012 tarihli ve 2012/20835-15782 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/08/2012 Tarihli ve 2012/2073 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 30.01.2013 gün ve 2012/1969/7977 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.02.2013 gün ve 2013/37125 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, müşteki … ‘in damadı olan şüpheli … tarafından keşide edilmiş ve müştekinin aynı zamanda kefil olduğu 01/01/2011 K.nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya incelendi, müştekinin kızının eski eşi olan şüpheli …’in ev kiralaması sırasında teminat olarak suça konu senetleri kefil olarak imzaladığını iddia edip, kira kontratı yenilenip senetler bedelsiz kaldığı halde iade edilmeyerek tahsile kalkışıldığını iddia etmiş olup, şüphelilerin ise senetlerin borca karşılık düzenlendiğini ve karşılığının da ödenmediğini ileri sürdükleri,
Yargıtay C. Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminde ise suça konu senetlerin mesken kiralanmasına yönelik aracılık faaliyeti nedeniyle olayın tanığı …’nun dinlenilmesinin gerekeceği ifade edilmiş ise de, gerek senet üzerinde gerekse kira kontratında senetlerin teminat olarak düzenlendiğine dair not ve kayıt bulunmadığı gibi, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 24/03/1989tarih ve 1988/1 esas, 1989/2 sayılı kararında da da açıklandığı üzere senedin anlaşmaya aykırı olarak icraya konulduğu iddiasının yazılı delille ispatının zorunlu olduğu, tanık anlatımlarına dayanmanın mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye katılınmamıştır. Bu nedenle, Antalya C. Başsavcılığının 09/05/2012 günlü kovuşturmaya yer olmadığı kararındaki gerekçenin de yeterli olduğu anlaşıldığından, bu karar karşı yapılan itirazın reddine dair Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/08/2012 gün 2012/2073 D. İş sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C. Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin CMK. 309 maddesi gereğince REDDİNE, dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 15/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.