Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/5005 E. 2014/20597 K. 08.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5005
KARAR NO : 2014/20597
KARAR TARİHİ : 08.12.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin,onun iç huzurunu bozmaya,onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi,verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir.Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Katılan …’a ait dükkanda çalışan oğlu katılan …’ın, muhtelif tarihlerde dükkana gelerek kendisinden korkutarak para ve sigara alan tanık …’dan çekindiği, bu nedenle kendisinden her sigara istediğinde korktuğundan dolayı para almadan tanık …’ya sigara verdiği, bu durumu bilen sanık …’ın, dükkana gelerek kendisini …’nın gönderdiğini ve parasını da …’nın ödeyeceğine dair yalan söyledikten sonra, bu duruma inanan katılandan bedelini ödemeden sigara alarak haksız menfaat temin ettiği, bir süre sonra dükkana …’nın geldiği, katılan …’dan bu durumu öğrenmesi üzerine kendisinin …’ı sigara alması için göndermediğini söyleyerek dükkandan ayrıldığı, bu durumu babası olan sanık …’ya anlattığı, sanık …’nın dükkana giderek katılan …’a hitaben “oğlum … bu mesele nedeniyle suçlu duruma düşerse senin için kötü olur” şeklinde sözler söyleyerek tehdit ettiğinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanıkların savunmalarına, katılanların beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanık …’ın bu şekilde gerçekleştirdiği eyleminin dolandırıcılık suçunun unsurlarını oluşturmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararı ile sanık …’nın sabit görülen eyleminin sair tehdit suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Cumhuriyet savcısı ve sanık …’nın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 08.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.