YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5041
KARAR NO : 2014/17177
KARAR TARİHİ : 23.10.2014
Tebliğname No : 11 – 2011/120321
MAHKEMESİ : Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 04/11/2010
NUMARASI : 2009/1071 (E) ve 2010/654 (K)
SUÇ : Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanık ile katılanın bir dönem nişanlı oldukları, katılanın E.ili O. ilçesi ..pafta, .. ada, .. parselde bulunan .. numaralı hisseli evinin kiracısı olan tanık H.. Ö..’a satışı konusunda sanığa vekaletname verdiği, evin bedelinin 70.000,00 TL olarak belirlendiği, katılanın tanıktan 5.000,00 TL kapora aldığı, taşınmazın tapu müdürlüğünden satışını yapan sanığın, tanıktan 45.000,00 TL nakit para ve kalan 20.000,00 TL için senet aldığı, 30.12.2008 tarihinde bu parayı da tahsil edip tanığın senedini geri verdiği, ancak evin satışından elde ettiği toplam 65.000,00 TL parayı nişanlısı olan katılana vermeyerek mal edindiğinin iddia edildiği somut olayda; sanığın kovuşturma aşamasındaki savunmasında evin satışından aldığı parayı katılana elden verdiğini beyan etmesine rağmen, soruşturma aşamasında 28.000,00 TL’ye evi sattığını, katılanın aldığı kapora düşülünce kalan 23.000,00 TL ile katılanın kendisini eski eşinden kıskanması nedeni ile yeni bir iş kurmasını istediğinden Tıp Fakültesi karşısında bir kebapçı dükkanı açtığını, katılanın yatalak annesinden aldığı maaşının kesilmemesi için dükkanın ruhsatını kendi üstüne almadığını, maaşının kesilmesinden korktuğunu, diğer dükkanın başında duran kardeşinin yurt dışına gitmesi nedeni ile eski dükkanına geri döndüğünü, yaz tatili başlayıp öğrencilerin memleketlerine dönmesi üzerine işyerini tek başına işletmeye başlayan katılanın zarar etmeye başladığını, dükkanın kirasını ödeyemeyerek işyerini kapattığını beyan etmesi karşısında sanığın savunmaları arasındaki çelişki giderilip, katılan M.. M..’na sanığın savunmasında geçen işyerini kiralaması için para verip vermediği, sanığın işyerinden ayrılmasından sonra işlerin başına geçip geçmediği hususları sorulup, soruşturma aşamasında bilgi sahibi sıfatı ile dinlenen ve sanığın savunmasında beyan ettiği Tıp Fakültesi karşısındaki kebapçının sahibi olduğunu söyleyen Barış Huz’un duruşmaya davet edilerek tanık sıfatıyla ifadesi alınarak işyerini kime kiraladığının sorulmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.10.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.