Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/5048 E. 2014/20821 K. 09.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5048
KARAR NO : 2014/20821
KARAR TARİHİ : 09.12.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, suç tarihinde katılana ait … Halıcılık isimli işyerine geldiği, kendisini … olarak tanıtarak katılandan 6 adet halı aldığı, halıların bedelini kredi kartı ile ödeyeceğini söylediği, halıları aldıktan sonra kredi kartının yanında olmadığını hemen getireceğini söylediği, sonrasında katılanın işyerinden aldığı halılar ile birlikte uzaklaştığı ve bir daha geri gelmediği, sanığın katılana verdiği adresin ve telefon numaralarının da yanlış olduğunun anlaşıldığı, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, tanık ve katılan beyanları ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçun sanık tarafında işlendiği anlaşılmakla hakkında verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58.maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilirken adli sicil kaydındaki tekerrüre esas hükümlülüklerinden en ağırı olan Aksaray Ağır Ceza Mahkemesi’nin 09/03/2006 tarih ve 2006/45 E- 2006/120 K sayılı ilamı yerine, Ankara 28. Ceza Mahkemesinin 10/07/2008 gün, 2007/888 esas ve 2008/702 karar sayılı ilamının gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden aynı kanunun 322’nci maddesi uyarınca, sanığın Ankara 28. Ceza Mahkemesinin 10/07/2008 gün, 2007/888 esas ve 2008/702 karar sayılı ilamıyla mahkum olduğu anlaşıldığından bu sanık hakkında TCK 58. madde gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına” ibaresinin çıkartılarak, yerine, “sanığın Aksaray Ağır Ceza Mahkemesi’nin 09/03/2006 tarih ve 2006/45 E – 2006/120 K sayılı ilamı gereğince, cezasının 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi gözetilerek 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi uyarınca şartlı salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.