Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/5101 E. 2014/21066 K. 11.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5101
KARAR NO : 2014/21066
KARAR TARİHİ : 11.12.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığına yönelik karara ilişkin vekalet ücreti verilmemesi ile resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünü temyiz ettiği, katılan vekilinin ise sanık hakkında kurulan hükümlerin her ikisini de temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır .Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti,vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Sanık ile katılanın evli oldukları, aralarındaki geçimsizlik nedeni ile boşanma davası açtıkları, Haklarında Kırıkkale 1. Aile Mahkemesi tarafından boşanma kararı verildiği, ancak boşanma kararının temyiz aşamasında olduğu, sanığın eşinin borçlu olarak göründüğü 15.01.2007 vadeli, 10.000,00 TL bedelli, alacaklısı ise kendisi olan senedi Kırıkkale 3. İcra Dairesi nezdinde icra takibine koyduğu, yapılan kriminal incelemede senet üzerindeki borçlu imzasının katılanın imzası esas alınarak taklit edilmek suretiyle atıldığının tespit edildiği, katılanın imzaya itiraz ettiği takip nedeni ile maaşı ve aracı üzerine haciz konduğu somut olayda; sanık ile katılanın evli olmaları nedeni ile ceza verilmesine yer olmadığına dair karar ile resmi belgede sahtecilik suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 11.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.