Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/5180 E. 2014/20744 K. 09.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5180
KARAR NO : 2014/20744
KARAR TARİHİ : 09.12.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın elinde 12.5 kg altın olduğunu bunun bir kısmını anlaşmaları halinde satabileceğini söylemesi üzerine bu duruma inanan katılanın yanında tanıklar olduğu halde sanıkla buluştuğu ve numune altınlara baktıktan sonra bu altınlardan 2 kg.ını 5000TL ye satın almak konusunda sanık ile anlaşıp sanığa elden 5000TL verdiği, sanığın altınların gizli bir yerde olduğunu knedileri ile oraya gidemeyeceğini söylleyerek katılan ve tanıklara siz burada bekleyin ben altınları alıp geleyim dediği ve para ile birlikte oradan ayrıldığı, sonrasında ortadan kaybolduğu ve bu şekilde katılanı dolandırdığı, sanık savunması, katılan ve tanıkların beyanları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, mahkemenin sübutu kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tekerrüre esas sabıkası olan sanık hakkında TCK 58. maddenin uygulanmamış olması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılamaıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının miktarı belirlenirken uygulama maddesi olarak TCK’nın 52/2 maddesinin gösterilmemesi, suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasında adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısımdan hemen önce gelmek üzere “TCK’nın 52/2 maddesi gereğince” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09/12/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.