YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5198
KARAR NO : 2014/20751
KARAR TARİHİ : 09.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın … Mahallesi Cami Yapma ve Koruma Derneği’ne giderek yardım yapmak istediğini söyleyip cebinden çıkardığı ülkemizde tedavülü olmayan Brezilya parasını katılana verip 150TL lik yardım yapmak istediğini ,bu paranın 500TL olduğunu para üstü olarak kendisine 350 TL verilmesi gerektiğini söylediği, bu duruma inanan katılanın yabancı parayı alıp 350 TL parayı sanığa verdiği, bu şekilde sanığın katılanı dolandırdığı oluş ve dosya kapsamından anlaşılmakla,mahkemenin sübutu kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak;
1- Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
2- 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğun, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyumluk yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar, üst soyu ile diğer kişiler yönünden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar sürmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında infazda tereddüte neden olacak şekilde birden fazla ilamın esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla ”360gün”,”300gün”, “6000TL” ibralelerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla ” 5 gün “, “4gün” ve “80TL” adli para cezası ile cezalandırılmasına ibaresinin eklenmesi, 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün hüküm fıkrasından tamamen çıkartılıp yerine, ” 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın c bendinde yer alan, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına”, 58. maddenin uygulamasına ilişkin kısımdan ”Manisa 1.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 06/03/2007 tarih, 2006/322 Esas, 2007/80 Karar sayılı ilamı ile 6 ay hapis ve 1000 TL adli para cezasına ilişkin ilam” ibaresinin çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09/12/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.