YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/522
KARAR NO : 2014/14691
KARAR TARİHİ : 16.09.2014
Tebliğname No : 11 – 2011/7456
MAHKEMESİ : Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 08/12/2010
NUMARASI : 2010/316 (E) ve 2010/1338 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, tanık Osman’ın çalıştığı işyerine sık sık gitmesi nedeni ile Osman ile tanıştığı, sanığın kendisini Türk Telekom A.Ş.’de çağrı personeli olarak tanıtıp tanık Osman’a tanıdıklarından işi olmayanları Türk Telekom A.Ş.’de işe sokabileceğini, ancak bunun için kişi başı 750 TL ve gerekli evrakları alması gerektiğini söylediği, tanık Osman ‘da işe girmesine aracı olmak maksadı ile durumu katılana ilettiği katılanın da böyle bir işe girme düşüncesi ile istenen 750 TL parayı tanık Osman’a verdiği, tanık Osman’ın da sanığa verdiği, sanığın parayı almasına rağmen işe alınmadığı ve sanığa verdiği paranın ve evrakların da iade edilmediği, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti için, sanık hakkındaki benzer eylemlere konu soruşturmalardaki mağdurların da aynı anda sanığın eylemine maruz kalıp kalmadıklarının araştırılıp, diğer mağdurlarla ilgili dolandırıcılık eylemlerinin bulunduğu dosyalar getirtilip incelenerek karara çıkmamış ise hukuki ve fiili irtibat varsa birleştirilmesi karara çıkmış ise dosya içine bırakılması, sanığın hangi mağdurlardan topluca, hangi mağdurlardan farklı tarihlerde, ayrı ayrı para aldığının araştırılıp kesin surette belirlenmesinden sonra birden fazla mağdurun aynı anda yanıltılması eylemlerinin zincirleme şeklinde işlenmiş tek suçu oluşturacağı gözetilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.