Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/5235 E. 2014/18027 K. 04.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5235
KARAR NO : 2014/18027
KARAR TARİHİ : 04.11.2014

Tebliğname No : 11 – 2011/128294
MAHKEMESİ : Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 12/10/2010
NUMARASI : 2009/942 (E) ve 2010/949 (K)
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkâr etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılan şirkette pazarlama elemanı olarak çalışan sanığın, katılan şirket adına sattığı yaklaşık 30.000 TL olan ayakkabı bedellerini satmış olduğu gerçek ve tüzel kişilerden aldığı halde çalıştığı firma olan katılan şirkete vermediği iddia olunan somut olayda, katılanın dosyaya fotokopisini sunduğu ve sanığın yazdığını iddia ettiği notta, sanığın son tahsil ettiği 496 TL’nin kendisinde olduğunu, teyzesinin vefatı nedeniyle acilen şehir dışına çıktığını, tahsil ettiği parayla ilgili gelince hesaplaşacaklarını belirtmesi, ayrıca katılanın da, sanığın uhdesine para geçirdiğine ilişkin defter, kayıt ve belgeleri mahkemece görevlendiren bilirkişiye ibraz edemediği anlaşılmakla; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, defter, kayıt ve belgelerin yeniden istenmesi, bu belgeler yoksa bilgisayar kayıtlarının değerlendirilmesi ve üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, sanığın yazdığı idddia olunan notun sanık tarafından yazılıp yazılmadığı ve uhtesinde bulunan 496 TL’yi katılan şirkete iade edip etmediği sanık ve katılandan sorulup tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.