Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/525 E. 2014/14692 K. 16.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/525
KARAR NO : 2014/14692
KARAR TARİHİ : 16.09.2014

Tebliğname No : 11 – 2011/9151
MAHKEMESİ : Finike Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 21/01/2010
NUMARASI : 2009/112 (E) ve 2010/23 (K)
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık M.. M.. hakkında hükmolunan ceza miktarına nazaran sanığın duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318.maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
1-Sanıkların, trafik tescil belgesindeki rehin yazısını kapatarak sahtecilik yaptıkları otomobili katılana sattıkları iddia olunan olayda; aracın satışı sırasında Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Büro Amirliğinin maddi varlıklarından sayılan sahte trafik tescil belgesinin kullanılması karşısında eylemin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesi uyarınca kamu kurumu olan Trafik Tescil Şube Müdürlüğü’nü vasıta kılarak dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve değerlendirme yetkisinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait bulunduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanık O.. K..’nun hüküm tarihinden sonra 02.12.2010 tarihinde vefat ettiğinin UYAP’tan temin edilen 10.09.2014 tarihli nüfus kaydından anlaşılması karşısında; hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilip verilemeceğinin mahkemesince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 16.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.