YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5311
KARAR NO : 2014/18272
KARAR TARİHİ : 06.11.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için
Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi,bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin,
taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Somut olayda; Almanya’da ikamet ettiği bildirilen ve 22/11/2006 tarihinde vefat eden katılanların miras bırakanı …’in Bakırköy 10. Noterliğinin 16/06/2003 tarih ve 15611. yevmiye nolu “Düzenleme Şeklinde Genel Vekaletnamesi” ile Arnavutköy-… köyü-Havuzlar mevkiinde 105 parselde kâin 107.562 metrekarelik taşınmazdaki payını satma, satış bedeli alma, tevkil dahil olmak üzere yetkiler verdiği sanığın; vefat ile kendiliğinden-yasal olarak son bulmuş vekaletnamedeki “tevkil” yetkisine dayanarak Eyüp 2. Noterliğinin 16/11/2007 tarih ve 37997 yevmiye no’lu vekaletname ile … vekil kılıp, …’in de aldığı bu vekaletnameyle 19/11/2007 tarih ve 10054 yevmiye nolu resmi senetle (Tapu Sicil Müdürlüğünde) 2532/239.000 taşınmaz (…) payını amcasının kızı …y’a satması onun da 09/01/2008 tarih ve 374 yevmiye no’lu işlemle tanık …()’e satış işlemini gerçekleştirmesi suretiyle haksız yarar sağlanması eylmenin “nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Sanığın, dosya kapsamına göre savunmasının aksine suç işleme kastını gösterir mahkûmiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediğinden “beraatine” karar verilmesi gerektiğini takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan … vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 06/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.