YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5342
KARAR NO : 2014/21222
KARAR TARİHİ : 15.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehin etmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Sanığın katılana ait … Oto Lastik adlı işyerinde satış görevlisi olup, il ve ilçelere satış yapmak üzere servise çıktığı, katılan adına satış yapmasına rağmen, satışlar karşılığında tahsil ettiği para yada senetleri katılana getirmeyerek yada eksik teslim ederek üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği, yine sanığın, katılan adına mağdur …’e sattığı aküler karşılığında, borçlusu mağdur alacaklısı katılan olan 25/11/2008 ödeme tarihli 542 YTL’lik senedin tanzim ettiği, ancak mağdurun, sanıktan daha önce tanzim edilen senetleri getirmesini istediği halde getirmemesi sebebiyle senedi imzalamadığı halde bu senedi mağdur adına imzalayarak satmış olduğu mal bedeli olarak katılana verdiği, katılanın mal satışı yapılan kişilerden durumu araştırması üzerine sanığın sattığı mallar karşılığında aldığı para yada senetlerin kendisine teslim edilmediğini anladığı olayda, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın, farklı tarihlerde katılanın yetkilisi olduğu şirkete ait parayı tahsil ederek menfaat temin etmesi şeklindeki eylemi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinde yer alan zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 15/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.