YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5345
KARAR NO : 2013/12825
KARAR TARİHİ : 10.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hüküm, sanığın yokluğunda atanan, ancak kendisine müdafi olarak atandığından haberdar olmadığı sanık müdafiinin yüzüne karşı verilmiş ve bu müdafi tarafından temyiz edilmemiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.03.2008 gün ve 2008/9-7 E.-2008/56 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi “kendisine zorunlu müdafi atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda; zorunlu müdafiye yapılmış bulunan tefhim ve tebliğ, kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağından” bizzat sanığa yapılan 22.07.2011 tarihli tebliğin sonucu sanığın yaptığı 22.07.2011 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
22.04.2004 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 10.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.