YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5421
KARAR NO : 2013/11139
KARAR TARİHİ : 13.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala Zarar Verme, Hakaret, Yaralama
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık hakkında “Hakaret” suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye …, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun … şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, … ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Katılan ile sanık arasında evin tahliye edilmesi konusunda tartışma çıktığı, tartışma esnasında sanığın, katılanın oturmakta olduğu evinin ahşap balkon korkuluklarını kırdığı, ona “o….pu, o evden çıkacaksın, seni rezil edeceğim” dediği iddia olunan olayda, mahkemece; sanığın cezalandırılmasına yetecek açıklıkta kuşkusuz ve yeterli delil bulunmadığı gerekçesi ile beraat kararı vermesine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık hakkında “Mala Zarar Verme” ve “Yaralama” suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik yapılan incelemede;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
1-Dosya kapsamında bulunan adli rapor ve olay yeri görgü tespit tutanağı içeriğine göre, sanığın, katılanın oturmakta olduğu evinin ahşap balkon korkuluklarını kırdığı, onu iterek düşmesine sebebiyet verip basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığının sübut bulduğu gözetilmeden, mahkumiyetine hükmolunması gerekirken yazılı gerekçeyle beraatine karar verilmesi,
2-Duruşmada incelenen Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/456 esas sayılı dava dosyasının iddianame düzenleme tarihine göre davaların “zincirleme suç hükümleri” yönünden birleştirilmesi hususunun araştırılmaması,
Yasaya aykırı, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.