Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/5666 E. 2014/21333 K. 16.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5666
KARAR NO : 2014/21333
KARAR TARİHİ : 16.12.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın, yolda yürüdüğü sırada yanına yaklaşan ve elinde bulundurduğu sarı renkli bir saati gösterip bunu nerede satabilirim diye soran sanık …’a hitaben herhangi bir kuyumcuda satabileceğini cevabını verdiği, sonrasında sanığın katılan ile birlikte yürümeye başladığı, daha sonra yanlarına bir kişinin geldiği ve saate bakıp saatin çok değerli bir saat olduğu, ancak Kapalı Çarşı’da bozdurulabileceği, 20.000-25.000 TL para edebileceğini, ancak sadece 5.000 TL verebileceğini söyleyip yanlarından ayrıldığı, sonrasında sanığın katılana hitaben “eşim çocuklarım havaalanında bekliyor, cenazem var…’a yetişmek zorundayım, paraya çok ihtiyacım var zamanım yok” dediği, bu sırada bir başka kişinin daha gelip saatin altın olduğunu söyleyip yanlarından ayrılması üzerine katılanın, saatin değerli olabileceğini düşünüp saati almaya karar verdiği ve 350 TL para ile cep telefonunu da sanığa verip saati aldığı, sanığın para ve cep telefonunu aldıktan sonra ortadan kayıp olduğu, katılanın kuyumcuya gidip saati gösterdiği ve saatin değersiz olduğunu öğrendiği, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık ve katılan beyanları ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçun sanık tarafından işlendiği anlaşılmakla, hakkında verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini ve sanık hakkında belirlenen temel gün adli para cezasının, para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan yasa maddesinin gösterilmemesi suretiyle, CMK’nın 232/6. maddesine aykırılık oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla ”90 gün”, ”75 gün” ve ”1.500 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla ”5 gün”, ”4 gün”, ”80 TL” adli para cezası ibaresinin ve yine hükmün ilgili kısmına “TCK’nın 52/2 maddesi uyarınca” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.