YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5722
KARAR NO : 2013/6617
KARAR TARİHİ : 10.04.2013
KARAR
Tebliğname No
…
Dolandırıcılık suçundan sanıklar … ve …’nun katılan …’e yönelik eylemleri nedeniyle,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157/1,35/2, maddeleri gereğince 6 ay hapis ve 25.00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına dair Uşak Ağır Ceza Mahkemesi’nin 15/11/2007 tarihli ve 2006/283 esas, 2007/294 sayılı karar aleyhine vaki temyiz istemleri üzerine onama talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/03/2010 gün ve 2008/77335 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmiş,Dairemizin 16/01/2013 gün ve 2011/18030 Esas 2013/453 sayılı kararıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesi üzerine anılan kanunun 99. maddesiyle değişik 5271 Sayılı CMK.nın 308.maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan itiraz üzerine Dosya incelenerek gereği düşünüldü.
1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz dilekçesinde sanık … hakkında ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden KABULÜNE,
Dairemizin 16/01/2013 gün ve 2011/18030 Esas 2013/453 sayılı sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
5237 sayılı TCK.nun 158.maddesinin 2.fıkrasındaki nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için suç faalinin ismen söylemese bile kimden söz edildiğini karşı tarafın anlayacağı şekilde makamı, rütbesi, ünvanı ve lakabını söylediği kamu görevlilerini tanıdığını hatırının sayıldığını, işini yaptıracağını söyleyerek mağduru kandırması gerektiği,
Tebliğname No
…
a-Somut olayda; sanıkların, sanık …’nu katılana Enerji Bakan’ının kayınpederi olarak tanıttıkları ve Toki evlerinde satılık daire var diyerek uygun fiyata alabileceklerinini, Enerji Bakan’ının kendilerini kırmayacağını ve tapuyu Enerji Bakanı’nın danışmanı gelip vereceğini söyleyerek katılandan peşinat olarak arabasını istedikleri ancak arabayı alamadıklarının anlaşılması karşısında; eylemin kamu görevlileriyle ilişkisi olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle TCK 158/2 .maddesinde yazılı dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, toki evlerinin alınabilmesi için ayrıca Enerji Bakanı’nın nüfuzunun kullanılmasının gerekmediğinden bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması
b-Sanığın, adli sicil kayıtlarındaki ilamların silinme koşullarının oluşması nedeni ile hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş,temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz dilekçesinde sanık … hakkında ileri sürülen düşünce, Torbalı Sulh Ceza Mahkemesinin 03.03.1995 gün 164-311 esas karar sayılı kararı ile hükmolunan 1 yıl 2 ay hapis cezasının infaz tarihinin 28.12.1997 olduğu bu nedenle silinme şartlarının oluştuğu anlaşılmakla yerinde görülmediğinden REDDİNE
Dairemizin 12/10/2011 gün ve 2011/25860 esas 2011/4504 sayılı kararının KALDIRILMASINA YER OLMADIĞINA, itirazın incelenmesi için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurul Başkanlığına sunulmak üzere Yargıtay C. Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 10.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.