YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5735
KARAR NO : 2013/17873
KARAR TARİHİ : 19.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın dişlerini yaptırmak üzere ruhsatsız çalıştığı belirlenen sanığın muayenehanesine gittiği ve 6 adet ön dişin görsel olarak değişimi için 6000 TL para aldığı ancak yapılan dişlerin uygun olmadığı bu nedenle katılanın diş ağrısı çekmesi üzerine tekrar müracatı ile yeniden yapımı için tekrar ücret istediği, diş hekimliği fakültesi yazı cevabına göre sanığın 6000 TL karşılığında yaptığı işin fakültedeki ücretinin 300 TL olduğunun belirtildiği bu şekilde sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan olayda, TDH İstanbul Dişhekimleri odasının yazısında, sanığın Ankara Dişhekimleri odası üyesi olduğu, özel sebeplerden dolayı odalarına nakil işleminin geciktiğini, bu olayda herhangi bir art niyet bulunmadığını, bu yüzden disiplin kuruluna sevk edilmediği, dişhekimlerinin uymakla yükümlü oldukları mevzuata göre TDB’nin asgari ücret tarifesi altında çalışamayacaklarını ancak üst sınırın belirtilmediğini bununla ilgili herhangi bir yaptırım bulunmadığının belirtilmesi gerekçesiyle sanık ile katılan arasındaki uyuşmazlığın hukuki nitelikte bulunduğu dolandırıcılık suçun unsurlarının oluşmadığı yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19.11.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.