Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/5747 E. 2013/18177 K. 21.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5747
KARAR NO : 2013/18177
KARAR TARİHİ : 21.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanık …’ın, … İlçesi … Mahallesi …Caddesi no:32 sayılı yerde faaliyette bulunan … Enerjisi İmalat, Su ve Elektrik Tesisatçılığı ünvanlı iş yerindeki ticari faaliyetlerini 16/12/2006 tarihinde sona erdirip iş yerini terk etmesine rağmen 24/02/2007 tarihine kadar faal olarak çalışmış gibi yanında çalışan diğer sanıklar … ve … hakkında gerçeğe aykırı sigortalı çalışma tahakkuk ettirerek haksız yarar sağladıklarının iddia edildiği olayda, … Vergi Dairesi Müdürlüğünün 25/02/2010 tarih ve 3535 sayılı yazılarında sanık …’ın … Enerjisi İmalatı, Panel ve Elektrik Boru İmalatı işine 10/03/2006 tarihinde başladığı ve 30/10/2007 tarihinde işi terk ettiğinin bildirildiği, bu oluşa göre, sanık …’in 16/12/2006 ile 24/02/2007 tarihleri arasında işine devam ettiği, sanıklar ve katılan kurum arasındaki uyuşmazlığın idari ve hukuki ihtilaftan ibaret olduğu dikkate alındığında, sanıkların isnat edilen suçları işlemediklerinin sabit olduğu gerekçelerine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 21.11.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.