YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5794
KARAR NO : 2014/18495
KARAR TARİHİ : 11.11.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Somut olayda; katılan …’e alacağından dolayı ciro edilerek verilen 7.900 TL bedelli çekin keşidecisi olarak görünen … ismi altındaki yazı ve imzaların sanık …’na ait olduğu, çekin bankaya ibrazında karşılığı bulunmayınca Sincan 4. İcra Müdürlüğünün 2006/118 esas sayılı dosyasıyla takibe konulduğu, ilk ciranta olarak gözüken… Mobilya Dek. Ltd. Şirketi yetkilisi …’nun elinden çıkmadığının anlaşılması nedeniyle tahsil edilemediği, sanığın sahte çek düzenleyip, dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilmişse de 21/06/2004 tarih ve 07221 yevmiye nolu vekaletnameye göre vekalet veren …, vekili … olduğu, vekaletname içeriğine göre sanığın para çekmeye, imzalaması gereken her türlü kağıt, evrak, belge ve makbuzları imzalamaya yetkili olduğu, 19/02/2010 tarihli bilirkişi raporuna göre …bank Sincan Şubesi’ne ait 26/08/2006 keşide tarihli ve keşide yeri Ankara olan hamiline yazılmış 3353771 seri numaralı 7.900 TL bedelli çekin keşideci bölümüne tersin olunmuş imzanın … elinden çıktığı görülmekle sanık …’nun vekaletname ile vekil tayin edildiği, bu durumda … hesabından çek keşide etmeye vekaletname ile vekil tayin edilen kişinin attığı imza için sahtecilik iddiasında bulunulamayacağı, ilk cirantanın imzası şirket yetkilisi …’nun elinden çıkmadığı, ancak Kadıköy 21. Noterliği’nin 06/04/2004 tarih ve 09824 yevmiye nolu vekaletnamesine göre ciro imzasının atıldığı tarihte …Mobilya Dek. İnş. Gıda San. Tic. Ltd. Şti.’ni temsilen …’nun çekleri ciro etmeye, imzalamaya yetkili bulunduğu görülmekte ve … da ciranta imzasının kendisine ait olduğunu kabul etmesi karşısında sanığa resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından suçun yasal unsurları oluşmadığından beraatına dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 11/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.