Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/5866 E. 2014/21242 K. 16.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5866
KARAR NO : 2014/21242
KARAR TARİHİ : 16.12.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Rahmi İletişim isimli iş yerini işleten sanığın, mağdurun tamir için bıraktığı Nokia 1661 marka cep telefonunu tamir edip mağdura iade etmeyerek bir başkasına verdiği olayda, eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde olumlu bir kanaat oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına şeklindeki yasal ve yeterli gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiğinden tebliğnamedeki 2 nolu görüşe, 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen “etkin pişmanlık” hükmünün uygulanabilmesi için sanığın bizzat kendisinin pişmanlık göstererek iade veya tazmini gerçekleştirmesi gerektiği, suça konu telefonu ise en son elinde bulunduran tanık … tarafından mağdura iade edilmesi karşısında, eylemde TCK’nın 168. maddesinin uygulanma koşulları oluşmadığından tebliğnamedeki 3 no’lu görüşe iştirak edilmemiştir
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
Temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin olunduğu halde, aynı gerekçeye dayanılarak, adli para cezasının belirlenmesine esas temel tam gün birim sayısının asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “30 gün”, “25 gün” ve “500 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “80 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.