YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5871
KARAR NO : 2014/21241
KARAR TARİHİ : 16.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan … ile sanığın yakın köylerde oturmaları nedeniyle tanıştıkları, sanığın, katılan …’in oğlu olan diğer katılan …’i evlendirmek için bir bayan bulabileceğini söylediği, bunun üzerine katılan …, sanık ve tanık …’nın taksisi ile … ilçesi … Kasabası’nda açık kimliği tespit edilemeyen … ismini kullanan şahısla birlikte bir eve gittikleri, … katılan … ile evlenecek olan temyiz dışı sanık …’ın dayısı olduğunu, …’ün kendisine 3.000 TL borcu olduğunu bu borcu öderlerse evliliğine rıza göstereceğini söylediği, bunun üzerine katılan …’in kardeşi tanık …’in kendisini … olarak tanıtan şahsa 3.000 TL, katılan …’in de sanığa 1.500 TL para verdiği, temyiz dışı sanık …’ın katılan … ile 15-20 gün birlikte kaldığı, bu süre içerisinde babasının emekli maaşını aldığını, resmi nikah yaptırması durumunda emekli maaşının kesileceğini söyleyerek resmi nikah yaptırmak istemediği, ayrıca hasta olduğunu ifade ederek cinsel ilişkiye girmediği, temyiz dışı sanık …’ın sanık tarafından yönlendirilmesi sonucu
…’in eşinin hasta olduğunu, Kayseri Erciyes Üniversitesi’nde yattığını söyleyip evden ayrılmak istediğini katılanlara söylediği, birlikte yola çıktıkları sırada katılanın yakınlarının, sanıkların dolandırıcılık kastı ile hareket ettiklerini öğrenerek telefon açması üzerine tekrar köye döndükleri, bunun üzerine temyiz dışı sanık …’ın katılan … ile evlenmek amacıyla gelmediğini ifade ettiği olayda, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK’nın 157/1.maddesi uyarınca hapis cezası yanında ayrıca adli para cezasına hükmedilmemesi ve tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine, “5237 sayılı TCK’nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yer alan, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.