Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/5908 E. 2014/21290 K. 16.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5908
KARAR NO : 2014/21290
KARAR TARİHİ : 16.12.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi, nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, Kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın,sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez, şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir. Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı,kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır. Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa,basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Sanığın, … tarafından bir hukuki ilişki nedeniyle keşide edilerek kendisine verilen 15/10/2006 keşide tarihli … seri no’lu çekin keşide tarihini 25/03/2007 olarak ve … no.lu 15/11/2006 keşide tarihli çekin keşide tarihini 15/06/2007 olarak keşidecinin rızası hilafına onun imzasının taklidi suretiyle paraflayarak tahrifat yaparak bankalara kredi teminatı olarak verip resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda; sanığın, mahkeme tarafından huzurda incelenerek iğfal kabiliyetinin olduğu saptanan ilgili çekler üzerinde keşide tarihlerinde tahrifat yapıp keşide imzasını taklit suretiyle parafladığını akabinde bankalara bu çekleri verip kullandığını ikrar ettiği, keza Oyakbank, Denizbank ve Halkbank ile yapılan yazışmalar sonunda sanığın söz konusu bu çekleri farklı tarihlerde taraflarında önceden açılmış ve kullandırılmış olan kredilere sonradan teminat olarak sunduğunun bildirmesi karşısında, sanığın farklı zamanlarda sahte çekleri kullanarak resmi belgede sahtecilik suçunu işediğinin sabit olduğu ancak bu çekleri kullanıp herhangi bir kredinin açılmasını sağlamadığı tespit edilmekle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği yönünde cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı oluş ve dosya kapsamından anlaşılmakla, mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 16/12/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.