Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/5912 E. 2014/21284 K. 16.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5912
KARAR NO : 2014/21284
KARAR TARİHİ : 16.12.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın 2007 yılında Hacca işçi olarak gitmek için aracılık yapan sanıklarla ile irtibat kurduğu, sanıkların 3.000 TL karşılığı katılanı işçi olarak gönderebileceklerini söyledikleri, buna inanan katılanın 06/11/2007 tarihinde sanık …’ın hesabına 3.000 TL parayı havale ettiği, ancak sanıkların katılanı Hacca göndermedikleri gibi parasını da ödemedikleri, bu şekilde hileli davranışlar ile katılanı dolandırdıkları oluş ve dosya kapsamından anlaşılmakla mahkemenin sübutu kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
1-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanıklara fazla ceza tayini,
2-Sanıklar hakkında verilen kısa süreli hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan TCK 50/1-a maddesinin kararda gösterilmemiş olması,
3- Sanıklar hakkında hükmolunan adli para cezasının miktarı belirlenirken uygulama maddesi olarak TCK’nın 52/2 maddesinin gösterilmemesi, suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
4- Sanıklar hakkında farklı nevilerden verilen adli para cezası ve hapis cezasından çevrilen adli para cezalarının ayrı ayrı infazına karar verilmesi gerekirken toplanarak infaz edilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; Fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla ”30gün”, ”25gün” ve ”500TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla ”5 gün”, ”4 gün”, ”80 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi, hüküm fıkrasının sanıklar hakkında verilen kısa süreli hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesi ile ilgili kısma “TCK 50/1-a maddesi gereği” ibaresinin eklenmesi, yine hüküm fıkrasının adli para cezasına ilişkin kısma gelmek üzere “TCK’nun 52/2 maddesi gereğince” ibaresinin eklenmesi ve hüküm kısmından “aynı neviden adli para cezaları toplanarak sanıkların 6.500 TL ADLİ PARA CEZASI İLE AYRI AYRI CEZALANDIRILMALARINA” ibaresinin çıkartılarak hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16/12/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.