Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/6340 E. 2014/21941 K. 23.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6340
KARAR NO : 2014/21941
KARAR TARİHİ : 23.12.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın cadde üzerinde yürüdüğü sırada, sanığın yanına yaklaştığı ve 100 TL bozmasını istediği, katılanın da sanıktan aldığı 100 TL yerine iki adet 50 TL’yi sanığa verdiği, ancak sanığın seri bir hareketle katılanın verdiği 50 TL’leri saklayarak elindeki iki adet 5 TL’yi gösterip verdiklerinin 50’şer TL değil 5’er TL olduğunu söyleyerek katılanı ikna ettiği, katılanın da bunun üzerine yeniden iki tane 50’şer TL’yi sanığa verdiği, sanığın yanından ayrılmasından sonra paralarını sayan katılanın durumu fark ettiği anlaşılmakla; eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının, kasten işlenen suçtan dolayı, hapis cezası ile cezalandırılmanın kanuni sonucu olması nedeniyle, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık hakkında hükmolunan temel cezanın 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesi gereğince 2/3 oranında indirilmesi sırasında, gün para cezasının hesap hatası sonucu 1 gün yerine 2 gün olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
2- Tayin olunan birim gün para cezasının günlüğü 20 TL’den adli para cezasına çevrilmesi sırasında, uygulama maddesinin TCK’nın 52/2. maddesi yerine aynı kanunun 62. maddesi olarak yanlış gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “2 gün” ve “40 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak, yerlerine sırasıyla “1 gün” ve “20 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi ve (3.) bentte uygulama maddesi olarak gösterilen “62” ibaresinin çıkarılarak yerine “52/2” ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23/12/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.